Yaz sıcaklarında yaşlılara sağlıklı yaşam önerisi

Yaz sıcaklarında yaşlılara sağlıklı yaşam önerisi
REKLAM ALANI
Yayınlama: 23.07.2026
3
A+
A-

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) 60+ Tazelenme Üniversitesi Koordinatörü Doç. Dr. Özgür Nalbant, yaz sıcakları nedeniyle yaşlılara yönelik uyarılarda bulunarak, “Aşırı sıcaklar halsizlik, sıvı kaybı ve tansiyon düşüklüğü gibi basit görünen sorunlardan başlayıp sıcak çarpması, kalp-damar olayları ve böbrek yetmezliğine kadar uzanan ciddi sağlık problemlerine neden olabilir” dedi.
ALKÜ 60+ Tazelenme Üniversitesi Koordinatörü Doç. Dr. Özgür Nalbant, yaşlı bireylerin yaz sıcaklarında daha sağlıklı yaşamaları adına önemli uyarı ve önerilerde bulundu. Bahar yağışlarının ardından beklenen sıcakların geldiğini Akdeniz bölgesinde yaşayanların sıcaklara karşı tedbir almalarına dikkat çeken Nalbant, “Yazın gelişiyle birlikte özellikle Akdeniz Bölgesi’nde sıcaklıklar kısa sürede yükseldi. Alanya’da sabahın erken saatlerinde deniz kenarında yürüyüş yapanlar serin havanın tadını çıkarırken, öğle saatlerinde sokaklar adeta boşalıyor. Güneş yalnızca havayı değil, yaşam alışkanlıklarımızı da değiştiriyor. Aslında sıcak havalar hepimiz için zorlayıcıdır. Ancak aynı sıcaklık, genç bir bireyle 75 yaşındaki bir insanın vücudunda aynı etkiyi oluşturmaz. Yaşlı bireyler için aşırı sıcaklar halsizlik, sıvı kaybı ve tansiyon düşüklüğü gibi basit görünen sorunlardan başlayıp sıcak çarpması, kalp-damar olayları ve böbrek yetmezliğine kadar uzanan ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Üstelik bu süreç çoğu zaman sessiz ilerler. Belirtiler hafif başlar, önemsenmez ve bazen geri dönüşü olmayan sonuçlarla karşılaşılır. Bugün iklim değişikliği artık yalnızca çevre bilimcilerin konuştuğu bir konu değildir. Sağlık çalışanlarının, yerel yönetimlerin ve toplumun her kesiminin gündeminde yer alan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bilimsel çalışmalar, önümüzdeki yıllarda sıcak hava dalgalarının daha sık yaşanacağını ve bundan en fazla yaşlı bireylerin etkileneceğini göstermektedir.” diye konuştu.

“Yaşlanan vücut sıcağa farklı tepki veriyor”
İnsan vücudunun sıcaklığı sürekli dengede tutmaya çalışan bir sistemle çalıştığını hatırlatan Doç. Dr. Nalbant, “Hava sıcaklığı yükseldiğinde damarlar genişler, terleme artar ve vücut buharlaşma yoluyla kendini serinletmeye çalışır. Genç yaşlarda bu sistem oldukça verimli çalışırken yaş ilerledikçe aynı performansı göstermeyebilir. Sıcaklarla beraber ter bezlerinin etkinliği azalır, deri kan dolaşımı yavaşlar ve kalbin artan dolaşım ihtiyacını karşılaması zorlaşır. Bunun yanında yaşlanmayla birlikte toplam vücut suyu azalır, böbreklerin suyu koruma kapasitesi düşer ve en önemlisi susama hissi zayıflar. İşte bu nedenle yaşlı bireyler çoğu zaman susuz kaldıklarını fark etmezler. Oysa susamamak, vücudun suya ihtiyaç duymadığı anlamına gelmez. Bu durum sıcak havalarda gelişen sıvı kaybının en önemli nedenlerinden biridir. Bunun üzerine hipertansiyon, diyabet, kalp yetmezliği, böbrek hastalıkları, parkinson hastalığı veya demans gibi kronik hastalıklar eklendiğinde risk daha da artmaktadır. Aslında sıcak hava çoğu zaman tek başına hastalık oluşturmaz var olan sağlık sorunlarını ağırlaştırır” ifadelerini kullandı.

“İlaçlar kullanırken dikkat etmeliyiz”
Doç. Dr. Nalbant uyarılarının devamında şöyle konuştu:
“Tansiyon ilaçları, idrar söktürücüler, bazı antidepresanlar ve alerji ilaçları vücudun sıvı dengesini veya terleme mekanizmasını etkileyebilir. Bu nedenle yaz aylarında ilaç kullanan yaşlı bireylerin düzenli doktor kontrollerini aksatmaması önemlidir. Yaz geldi diye hiçbir ilaç doktor önerisi olmadan kesilmemeli veya dozu değiştirilmemelidir. Doğru yaklaşım kullanılan ilaçların sıcak havalarda oluşturabileceği etkiler konusunda hekimden bilgi almak ve günlük sıvı tüketimine daha fazla dikkat etmektir.”

“Sıcak çarpması aniden ortaya çıkmaz”
Doç. Dr. Nalbant, “Toplumda sıcak çarpmasının bir anda geliştiği düşünülür. Oysa vücut çoğu zaman önceden uyarı verir. Sebepsiz halsizlik, aşırı yorgunluk, baş dönmesi, baş ağrısı, kas krampları, mide bulantısı, dikkat dağınıklığı ve denge kaybı, sıcak çarpmasının ilk belirtileri olabilir. Bu dönemde kişi serin bir ortama alınır, sıvı desteği sağlanır ve dinlendirilirse tablo çoğu zaman kontrol altına alınabilir. Ancak belirtiler önemsenmezse vücut sıcaklığı hızla yükselebilir, bilinç bulanıklığı gelişebilir, konuşma bozulabilir, nöbet görülebilir ve kişi yaşamı tehdit eden sıcak çarpması tablosuna girebilir. Bu durum acil tıbbi müdahale gerektirir” dedi.

Yazın en önemli ilacı bazen bir bardak sudur
Nalbant sıvı tüketiminin düzenli olarak yapılması gerektiğinin de altını çizerek, “Sıcak havalarda en etkili koruyucu önlem yeterli sıvı tüketimidir. Ancak yaşlı bireylerde susama hissi azaldığı için “Canım su istemiyor” düşüncesi yanıltıcıdır. Su tüketimi susamayı beklemeden gün içine yayılmalıdır. Ayran ve şekersiz kompostolar sıvı alımına katkı sağlayabilir. Karpuz, kavun, salatalık ve domates gibi su oranı yüksek besinler de destekleyici olabilir. Buna karşılık aşırı tuzlu yiyecekler, fazla alkol ve yoğun kafein tüketimi sıvı kaybını artırabileceğinden dikkatli olunmalıdır” diye konuştu.

Egzersiz bırakılmaz, zamanı değiştirilir
Yaz dönemlerinde sıcak havalardan dolayı yürüyüş veya egzersiz zamanlarını serin zamanlarda yapılmasını öneren Doç. Dr. Nalbant, “Egzersiz bırakılmaz, zamanı değiştirilir. Düzenli fiziksel aktivite kas gücünü korur, dengeyi geliştirir, kalp sağlığını destekler ve yaşam kalitesini artırır. Ancak yaz aylarında egzersizin güvenli durumlarda yapılması gerekir. Yürüyüşler sabah erken saatlerde veya güneşin etkisinin azaldığı akşam saatlerinde tercih edilmelidir. Öğle saatlerinde yapılan egzersizler vücudun ısı yükünü gereksiz yere artırabilir. Açık renkli ve hafif giysiler tercih edilmeli, güneşten korunulmalı ve egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında yeterli miktarda su tüketilmelidir. Sağlıklı yaşlanma hareketten vazgeçmek yerine hareketi doğru planlamaktır” dedi.

Evimizi de sıcaklara hazırlamalıyız
Doç. Dr. Nalbant önerilerinin devamında şöyle konuştu:
“Korunma yalnızca dışarıda alınacak önlemlerle sınırlı değildir. Yaşlı bireyler günün büyük bölümünü evde geçirdikleri için yaşam alanlarının serin tutulması büyük önem taşır. Sabah erken saatlerde ve gece serinliğinde pencereler açılarak ev havalandırılmalı, gün içerisinde perdeler kapalı tutulmalıdır. İmkan varsa klima kullanılabilir ancak ortamın aşırı soğutulması yerine yaklaşık 24-26 derece arasında tutulması daha uygundur. Klima bulunmayan evlerde vantilatör hava dolaşımını artırarak rahatlama sağlayabilir. Ilık duş almak da vücut sıcaklığını düşürmeye yardımcı olur. Sağlıklı yaşlanma yalnızca sağlık çalışanlarının sorumluluğu değildir. Ailelerin, komşuların, yerel yönetimlerin ve toplumun tüm bireylerinin ortak çabasıyla mümkün olabilir. Bu nedenle yaz aylarında anne ve babamızı, komşumuzu ya da yalnız yaşayan bir büyüğümüzü düzenli olarak aramak veya ziyaret etmek son derece değerlidir. Bazen sorulan basit bir soru, “Bugün su içtiniz mi?” cümlesi ciddi bir sağlık sorununun önüne geçebilir. İklim değişiyor ve bu değişim hayatımızın her alanını etkiliyor. Artık sıcak hava dalgalarını olağan dışı olaylar olarak değerlendirmek yerine yaz mevsiminin yeni gerçeği olarak kabul etmek zorundayız. Bu gerçeğe uyum sağlamanın yolu ise bilinçlenmektir. Unutmayalım ki yaşlılarımız yaşam deneyimleriyle ailelerimizin temel direği, toplumumuzun hafızası ve geleceğe uzanan en kıymetli köprüleridir. Onların sağlığını korumak toplumsal bir sorumluluktur. Belki bugün yapacağımız en değerli iş anne ve babamızı arayıp hallerini sormak, yalnız yaşayan komşumuzun kapısını çalmak ya da bir bardak su uzatmaktır. Çünkü bazen bir bardak su zamanında edilen bir telefon ya da kısa bir ziyaret bir hayatın en önemli desteği olabilir.” İHA

ankara hosting
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

bursa escort
görükle escort
bursa escort
görükle escort
bursa escort