Kocaeli’de yaşayan emekli makine mühendisi Mesut Nöbetçigil, çalışma hayatı ve emekliliğinde elde ettiği geliri gayrimenkule yatırmak yerine dünyayı gezmeye ayırarak bugüne kadar 132 ülkeyi ziyaret etti.
Amerika’da aldığı mesleki eğitimler sırasında farklı kültürleri tanıma ve seyahat etme fırsatı bulan 67 yaşındaki Mesut Nöbetçigil, 2005 yılında emekli olduktan sonra dünya turuna ağırlık verdi. Emekliliğinin ardından iş güvenliği ve yapı denetim uzmanı olarak çalışmayı sürdüren Nöbetçigil, buradan elde ettiği kazancı da seyahatlerinde kullanıyor.
Kendisini “turist” değil, sırt çantalı bir “seyyah” olarak tanımlayan Nöbetçigil, Amerika kıtasından Uzak Doğu’ya, Afrika’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyada tek başına veya gruplarla seyahatler gerçekleştirdi. Son olarak mart ayında Güney Amerika’daki 9 ülkeyi gezen Nöbetçigil, seyahat hatıralarını ve mesleki tecrübelerini 8 ayrı kitapta topladı.
Nöbetçigil, insanların birikimlerini ev ve arabaya yatırdığını, kendisinin ise dünyayı keşfetmeyi tercih ettiğini anlattı. Emeklilik sonrası da çalışmayı sürdürdüğünü belirten Nöbetçigil, kazandığı parayı yeni yerler görmek için harcadığını ifade etti.
“Oralıymışım gibi yaşamaya çalıştım
Seyahat tutkusunun, yıllar önce ABD’de katıldığı mesleki eğitimlerle başladığını belirten Mesut Nöbetçigil, “O dönemde Muavenet Gemisini Amerikalılar vurduğu için bize karşılığında gemi vermek istediler. Bunlar 1200 psi basınçlı buharlı gemilerdi. Türkiye’de yeterince bilinmediği için Amerika’da kurslar düzenlendi. O kursların en uzun süreli iki tanesine beni uygun gördüler. Orada hem bu gemilerle ilgili kurslara katılarak bilgi sahibi oldum hem de göçmen çocuklarının ve göçmenlerin gittiği kolejlere devam ederek İngilizcemi geliştirdim. Orada kaldığım süre boyunca, ‘Para biriktireyim, Türkiye’ye dönünce bir şeyler alayım’ düşüncesiyle değil, oralı gibi yaşamaya çalıştım. Bu da bana güzel bir çevre kazandırdı. O çevrenin etkisiyle Amerika’nın birçok eyaletine defalarca gittim. Yaklaşık 40-42 eyalette neredeyse çat kapı gidebileceğim insanlar var” dedi.
“132 ülke gezdim”
Emekli olduktan sonra iş hayatından kopmadığını vurgulayan Nöbetçigil, “Şu anda 3-4 firmada hem iş güvenliği hem yapı denetim hem de müşavir firmalarda kontrollük yapıyorum. Çalışmayı seviyorum ama çalışırken de para biriktirme konusunda biraz farklı düşünüyorum. İnsanlar ellerine para geçince ev alır, araba alır, eşyasını değiştirir. Ben ise geziyorum. Turist gibi değil, daha çok sırt çantalı bir seyyah gibi geziyorum. En son 123 ülkeydi, şu an 132 ülkeye çıktı. En son mart ayında Panama’dan başlayıp Paraguay’dan çıkarak oradaki 9 ülkeyi karış karış dolaştım” diye konuştu.
“20 senedir yoğun şekilde geziyorum”
Nöbetçigil, sözlerine şöyle devam etti:
“Vakit ve nakit bulduğum an yerinde duramayan bir adamım. Zaman zaman benim gibi amatör ruhlu arkadaşlarla gezdim, zaman zaman tehlikeli bölgelere turla gittim. Tek başıma gittiğim de oldu, arkadaşlarla gittiğim de oldu. Eğer zamanı yayarsanız bu iş ekonomik oluyor. Bir yere ‘hemen gidip geleyim’ derseniz çok pahalıya geliyor. Aslında geziler emeklilikten önce başladı. Kuzey Amerika’yı tersanecilik döneminde gezdim. O zamanlar 45-50 yaşlarındaydım. 2005 yılında emekli oldum. Yani yaklaşık 20 senedir yoğun şekilde geziyorum. Özellikle Hindistan’ı karış karış gezdim. Bambaşka bir kültürün, bambaşka bir hayatın içine giriyorsunuz. Hijyen olmayan şartlar da oluyor ama bu işler fazla titiz insanların yapabileceği şeyler değil.”
“İlginç bulduğum yerlerden biri Kamboçya’daki Angkor Tapınakları oldu”
Seyahatleri sırasında tasarruf etmek için gece yolculuklarını tercih ettiğini belirten Nöbetçigil, “Amerika’yı boydan boya gezdim. Kuzey Afrika’yı, Mısır’ı, Orta Doğu coğrafyasını gezdim. Uzak Doğu’ya gittim, Filipinler’e kadar ulaştım. Gitmek istediğim yerler hala var. Mesela Japonya’yı sindire sindire gezmek istiyorum. Bir de arkadaşım çalışıyor; Gürcistan’dan girip Sibirya Ekspresi ile yapılan bir rota var. Her şehirde inip gezebiliyorsunuz, sonra tekrar trene biniyorsunuz. O sisteme kadar gitmek isterim. İlginç bulduğum yerlerden biri Kamboçya’daki Angkor Tapınakları oldu. İnsan gerçekten bakınca büyüleniyor. Gazetelerde köşe yazmaya başladım. Şiire de merak sardım. Oldukça şiir birikti ve onları kitaplaştırdım. Yazdığım öyküleri de kitap yaptım. İki tanesi mesleki kitap; biri gemilerde gaz free işlemleri, diğeri inşaatlarda iş güvenliği üzerine. Onun dışında 6 kitabım daha var. Gittiğim yerlerden küçük hatıralar toplamayı da seviyorum. ‘Bu ilginçmiş’ dediğim şeyleri, çantama sığacak kadar alıyorum. Ev aslında çok daha doluydu ama biraz cömertiz galiba. İsteyenlere veriyoruz” diye konuştu.
“Güney Amerika’da insanlar Türkleri seviyor”
Gittiği coğrafyalarda Türkiye’ye olan ilgiye de değinen Nöbetçigil, şunları kaydetti:
“Güney Amerika’da insanlar Türkleri seviyor. Şili’de Atatürk büstü gördüm. Dünyanın farklı yerlerinde Atatürk ile ilgili birçok şey gördüm. Romanya’da, Hindistan’da, Meksika’da da rastladım. Çok saygı duyuyorlar. Dünyanın 7 harikası denilen yerlerin neredeyse tamamını gördüm. Özellikle Endonezya, Malezya gibi Uzak Asya ülkelerinde ve Güney Amerika’da Türkleri seviyor. Bir gün Ürdün’de çölde mola verdiğimiz bir yerde yaşlı bir adam cebinden buruşturulmuş bir Osmanlı haritası çıkardı. ‘Biz kardeşiz. Gün gelecek bunu anlayacaksınız’ dedi. Çok etkileyici bir andı.”
“Benim için önemli olan yaşadığım dünyayı keşfetmek ve gördüklerimi insanlarla paylaşmak”
Türkiye’yi de büyük ölçüde gezdiğini belirten Nöbetçigil, “Tamamını değil ama büyük kısmını gördüm. Van‘a henüz gidemedim. Onun dışında Güneydoğu’yu, Karadeniz’i, Erzurum’u, Erzincan’ı uzun uzun dolaştım. Hayat insana verilmiş bir armağandır. Her sabah kalkınca ‘Bugün de yaşıyorum’ diye şükrediyorum. İnsanların zamanı iyi değerlendirmesi lazım. Vakit ve nakit birer imkandır. Kimisi ev alır, kimisi araba değiştirir. Ben ise dünyayı keşfetmeyi seçtim. Artık belli bir doygunluk içerisindeyim. Mütevazı yaşamaya alıştım. Benim için önemli olan yaşadığım dünyayı keşfetmek ve gördüklerimi insanlarla paylaşmak” ifadelerini kullandı.
“Dizlerim tuttuğu sürece gezmeye devam edeceğim”
Son olarak, “Çok gezen mi bilir yoksa çok okuyan mı?” sorusuna ise Mesut Nöbetçigil, şu yanıtı verdi:
“Bence ikisi de önemlidir ama önce gezen bilir. Tabii boş gezmekten bahsetmiyorum. 132 ülkeyi gezmek bana bir apartman parasına mal olmuştur ama hiç hesabını yapmadım. Şimdi sırada Rusya var. Sonrasında Avustralya, Yeni Zelanda ve Tazmanya’ya gitmeyi düşünüyorum. Daha sonra da Türkistan taraflarına geçmek istiyorum. Eğer kafa dengi bir yol arkadaşınız varsa, sırt çantasıyla oldukça ekonomik şekilde seyahat edebilirsiniz. Dizlerim tuttuğu sürece gezmeye devam edeceğim. Hayatı dolu dolu yaşamak istiyorum. Gençler de zamanını iyi değerlendirsin. Dünyaya bir kere geliyoruz. Tabii ki ‘her şeyi satıp savurun’ demiyorum. Çalışın, emek verin ama temel ihtiyaçlarınızı karşıladıktan sonra sürekli daha yenisini almak yerine biraz dünyayı görün, birkaç yer gezip gelin.” İHA