Şemdinli’den güçlü barış mesajı: “Şimdi Barış Zamanı”

Şemdinli’den güçlü barış mesajı: “Şimdi Barış Zamanı”
REKLAM ALANI
Yayınlama: 02.09.2026
11
A+
A-

Hakkâri’nin Şemdinli ilçesinde 1 Eylül Dünya Barış Günü, meşaleli yürüyüşün ardından Seyir Tepesi’nde düzenlenen basın açıklamasıyla kutlandı. Barış ve Emek Platformu bileşenlerinin düzenlediği etkinlikte kitle adına açıklamayı okuyan HESOB Başkanı Muharrem Tekin, savaşların yarattığı yıkıma dikkat çekerek, Kürt meselesinin demokratik siyaset ve diyalog yoluyla çözülmesi, barış sürecinin ise hukuki ve demokratik güvencelere kavuşturulması çağrısında bulundu.

Şemdinli’de 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte yüzlerce kişi meşalelerle yürüyerek Seyir Tepesi’nde bir araya geldi. Burada yapılan basın açıklamasını Hakkâri Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Muharrem Tekin okudu.

1 Eylül’ün insanlık tarihinin yaşadığı büyük acıların ardından dünyaya bırakılan “Bir daha savaş olmasın” çağrısının simgesi olduğunu belirten Tekin, Şemdinli’den barış ve ortak gelecek mesajı verdi.

“DEM DEMA AŞÎTÎYÊ YE! ŞİMDİ BARIŞ ZAMANI!” diyen Tekin, savaşın kazananı olmadığını vurguladı.

“Savaşın kazananı yoktur”

Savaşların en ağır bedelini toplumların, özellikle de çocukların, kadınların ve gençlerin ödediğini ifade eden Tekin, savaşın yalnızca can kayıplarına değil, göçe, yoksulluğa, baskıya ve toplumsal yaralara yol açtığını söyledi.

“Barış yalnızca silahların susması değildir” diyen Tekin, barışın adalet, demokrasi, eşit yurttaşlık ve özgürlük anlamına geldiğini belirtti.

İnsanların kimliği, dili ve inancıyla özgürce yaşayabildiği; hukukun üstünlüğünün güvence altında olduğu bir toplumsal düzenin kurulması gerektiğini kaydeden Tekin, farklılıkların tehdit değil zenginlik olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

Dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaşlara da dikkat çeken Tekin, Gazze’den Ukrayna’ya, Suriye’den İran’a kadar uzanan çatışmaların milyonlarca insanı yerinden ettiğini belirterek, “Nerede olursa olsun savaşın karşısında, nerede olursa olsun barışın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

“Kürt meselesi şiddetle değil, demokratik siyasetle çözülmeli”

Türkiye’nin uzun yıllardır çatışmaların ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Tekin, yaşamını yitiren insanlar, yerinden edilen aileler, boşaltılan köyler ve ağır ekonomik-sosyal tahribatın toplumun ortak geleceğini etkilediğini söyledi.

Bu nedenle yeni bir sayfa açılması gerektiğini vurgulayan Tekin, Kürt meselesinin şiddet ve güvenlik politikalarıyla değil, demokratik siyaset, hukuk, diyalog ve eşit yurttaşlık temelinde çözülmesi gerektiğini belirtti.

Silahların susmasının önemli olduğunu ancak kalıcı barış için bunun yeterli olmadığını ifade eden Tekin, demokratik siyasetin önünün açılması, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ve sorunların müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye’de yürütülen barış ve demokratik toplum sürecine de değinen Tekin, karşılıklı sağduyulu adımların önemine dikkat çekti. Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu barış ve demokratik çözüm iradesi ile Devlet Bahçeli’nin diyalog ve çözüm yönündeki yaklaşımının oluşturduğu zeminin tarihsel bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

“Bu fırsat heba edilmemeli” mesajı veren Tekin, sürecin hukuki ve demokratik güvencelerle güçlendirilerek kalıcı barışa dönüştürülmesini istedi.

“Barış siyasi hesaplara kurban edilmemeli”

Barış sürecinin günlük siyasi ve seçim hesaplarına, kutuplaştırıcı dile ya da güvenlikçi reflekslere kurban edilmemesi gerektiğini belirten Tekin, Türkiye Büyük Millet Meclisi başta olmak üzere tüm siyasi kurumları sorumluluk almaya çağırdı.

“Barış ertelenemez bir insan hakkıdır” diyen Tekin, demokratik adımların desteklenmesi ve eksikliklerin insan hakları perspektifiyle giderilmesi gerektiğini söyledi.

Barışın yalnızca siyasi aktörlerin yürüteceği bir süreç olmadığını da vurgulayan Tekin, kadınların, gençlerin, emekçilerin, sendikaların, meslek örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve insan hakları savunucularının sürecin aktif özneleri olması gerektiğini ifade etti.

Tehdit, nefret ve düşmanlaştırma dili yerine diyalog, empati ve karşılıklı anlayışın hâkim olması gerektiğini belirten Tekin, geçmişte yaşanan acılarla yüzleşmenin de kalıcı barışın önemli koşullarından biri olduğunu söyledi.

“Şemdinli artık çatışmalarla değil, barışla anılmalı”

Şemdinli’den yapılan barış çağrısının ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Tekin, bölgenin yıllarca çatışma, göç, acı ve ekonomik-sosyal sorunların ağır sonuçlarını yaşadığını belirtti.

“Bölgemiz artık çatışmalarla, güvenlik sorunlarıyla ve acılarla değil; barışla, demokrasiyle, üretimle, istihdamla ve refahla anılmalıdır” diyen Tekin, insanların kendi topraklarında huzur içinde yaşayabildiği bir gelecek istediklerini söyledi.

İşsizlik, yoksulluk ve umutsuzluk yerine üretim ve refahın hâkim olduğu bir toplum hedeflediklerini belirten Tekin, barış ile toplumsal ve ekonomik gelişme arasındaki bağa dikkat çekti:

“Barış varsa umut vardır. Barış varsa demokrasi vardır. Barış varsa özgürlük vardır. Barış varsa ekonomik ve sosyal gelişme vardır. Barış varsa gençlerin geleceğe dair hayali vardır.”

“Çocuklarımıza savaşın değil, barışın mirasını bırakalım”

Açıklamasının son bölümünde tüm siyasi aktörlere ve toplumun farklı kesimlerine çağrıda bulunan Tekin, barış ve demokratik çözüm iradesinin güçlendirilmesini istedi.

Türkiye’nin bütün halklarına da seslenen Tekin, farklılıkların tehdit olarak değil, ortak zenginlik olarak görülmesi gerektiğini belirtti.

Şemdinli’den Türkiye’ye ve dünyaya güçlü bir çağrı yapan Tekin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Gelin, savaşın yerine barışı koyalım. Gelin, kutuplaşmanın yerine diyaloğu büyütelim. Gelin, geçmişin acılarını geleceğin barışına dönüştürelim. Gelin, çocuklarımıza savaşın değil, barışın mirasını bırakalım.”

Tekin’in konuşması, “DEM DEMA AŞÎTÎYÊ YE! ŞİMDİ BARIŞ ZAMANI!” ve “Yaşasın barış!” sloganlarıyla sona erdi.

Yapılan basın açıklamadan sonra kitleye kısa açıklamada bulunan DEM parti Hakkâri Milletvekili Vezir Parlak, “Bu topraklarda bu coğrafyada Kürdistan’da orta doğuda dünyada savaşlardan dolayı yaşamını yitiren tüm insanların saygıyla anıyorum.

Bugünki 1 Eylül dünya barış vesilesiyle burada olan barış mücadelesini büyüten bütün sivil toplum örgütlerinin temsilcilerine, siyasi partilerin temsilcilerine, Hakkâri gençlerine, Şemzinan gençlerine, kadınlara ve tüm demoktarik kurumlara ve halkımıza katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz.

Bugün bu tepeye, bu açıklamayı yapmak için yağmurda yürüdük. Barış mücadelesi de böyledir, zorluklarla doludur. Fakat varacağınız yere başladığınızda yeni bir yaşamı inşa etmek bir o kadar kolay ve mümkündür.

Dünya tarihi savaşlar tarihi olduğu kadar aynı zamanda da barış mücadelesinin de tarihidir. Dünya tarihine baktığımızda geçmişten günümüze insanlar büyük savaşlar içerisinde kendilerini bulsalar da özgürlükleri için gelecekleri için mücadele etmişlerdir. Hz Muhammed (s.a.v)’in Medine Sözleşmesi de aynı zamanda barış sözleşmesidir” ifadelerinde bulundu

Barış ve Emek Platformu Bileşenleri tarafından Şemdinli’de gerçekleştirilen 1 Eylül Dünya Barış Günü basın açıklamasına, Hakkâri Milletvekili Vezir Parlak, DEM Parti PM Üyesi Salih Yıldız, Yüksekova Belediye Eş Başkanları, Hakkâri İHD, Hakkâri Barosu, ÖHD, KESK ve DİSK temsilcileri, Hakkâri Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (HESOB), Yüksekova ve Şemdinli Esnaf Odaları, DEM Parti Hakkâri il ve ilçe Eş Başkanları, Hakkâri İl Genel Meclisi Başkanı, DBP Şemdinli İlçe Eş Başkanları ve parti teşkilatlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Halit YİĞİT/ŞEMDİNLİ HABER

ankara hosting
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.